BU TREN NEREYE DOĞRU GİDİYOR...
Son zamanlarda ülke gündemini meşgul eden en önemli konulardan biri ki bence en önemlisi: Fon meselesi...
Eski Bakan, Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan, dün tutuklama talebiyle sevk edildiği mahkemece tutuklandı. Tabi süreç uzun sürdü ve Fatma Hanım karar sonrası gözyaşlarına hakim olamadı. Siyasette önemli görevlerde bulunan ve iddialara göre devletin bir çok kurumuna kendi yakınlarını yerleştiren bir kişi bunları ve daha fazlasını neden yapar ? Arkasında kimler var ve ucu nerelere dokunacak?
Ülkemizde ve dünyanın bir çok ülkesinde vatandaşlar, geçim şartlarının zorluklarından yakınırken ve özellikle alt kesimdeki insanlar asgari ücrete denk gelebilecek kiralar ödeyerek bir yandan da hayata tutunmaya çalışırken vatandaşı temsil eden bir statüdeki isim bunu neden yapar? Vicdanî boyutunu geçtim karşılaşacağı tepkileri bile bile bir insan kendine bunu neden yapar? Evet bir yargı süreci var ve devam ediyor. İnanıyorum ki en azından umudum bu yönde yargı gerekeni yapacaktır. Zaten vatandaşlar da yargı sürecini pür dikkat takip etmekte ;çünkü ortada akıl almaz rakamlar, iddialar, bağlantılar...
AYIKLA PİRİNCİN İÇİNDEKİ TAŞI!
Bu süreci beyaz pirinç taneleri ile dolu bir kabın içerisindeki taş tanesine benzetebiliriz. Zararlı ve oldukça dikkat çekici! Fatma Hanım böyle bir sürece nasıl ve kimler ile girdi? Çorap söküğü misali ucu kimlere dokunacak? Domino taşı etkisi yaratır mı gibi akılda bir çok soru var.
Siyasete girince siyasetin ve bürokratik gücün etkisi ile güç zehirlenmesi mi yaşanıyor? Mühendis, Tıp Doktoru ve Siyasetçi biri mantığı devre dışı bırakıp böyle bir hatayı neden yapar?
Mesela karnımız acıktı yiyebileceğimiz kadar yemek yeriz öyle değil mi? Daha fazlasını yiyebilmemiz önce midemize sonra sağlığımıza zarar verir. Neden hep daha fazlası yenmek isteniyor??? Statünün vermiş olduğu güç yetmeyince daha çok güçlü olmak mı isteniyor ya da gerekiyor?
Evet... İnsanoğlu nefis sahibi ancak sen siyasetin bir temsilcisiysen bir şeyi yaparken bir değil on düşüneceksin. Meclis kürsüsünden hak ve hukuk kavramına vurgu yapıp ;vatandaşı düşünerek hareket ettiğini söyleyen bir siyasetçi bu yanlışa düşmemeli. Sonuçlarının bir gün mutlaka bu şekilde olabileceğini düşünmeli.
TRENE NASIL BİNDİK ?
Bizler bu trenin içerisindeki yolcularız. Trenin makinistiymiş gibi hareket eden bu zihniyet, o treni kullanmayı bilmeden istediği hızla hareket edip durmak bilmezse o tren bir yerde mutlaka kaza yapacaktır. Fatura da treni kullananlara kesilecektir. Elbette olan her zamanki gibi vatandaşa olmakta. Peki bu makinist bile bile hız yapmayı ve kapasitesinden fazla güç kullanmayı neden göze aldı? Bu güç zehirlenmesi ne zaman son bulacak? Liyakat neden önemsiz?
ELMA DERSEM ÇIK LİYAKAT DERSEM ÇIKMA!
Yani uzun lafın kısası aslında meseleyi şöyle özetleriz: Bir toplumda liyakat çok önemli. Bir makamı temsil eden kişiyi iyi seçmeliyiz. A,B,C... partisi hiç fark etmeksizin. Seçilen kişinin sadece eğitimli olması yetmez aynı zamanda hak hukuk kavramlarını bilmesi ve para kazanma hırsına girmemesi gerekir çünkü amaç para değil HİZMET...
Şimdi bu trene binen bizler Allaha emanet yola devam mı ediyoruz? Yolun kabahati de yok aslında makinistler hız düşkünü!!